Kurumlar Vergisi
Vergi İncelemesi Başlayan Mükellefler İçin Pişmanlık Hakkı Tamamen Ortadan Kalkar mı?
Vergi Usul Kanunu'nun 371'inci maddesinde düzenlenen pişmanlık ve ıslah müessesesi, vergi sistemimizin en önemli gönüllü uyum araçlarından biridir. Mükelleflerin vergi idaresi tarafından tespit edilmeden önce eksik veya hatalı beyanlarını kendiliğinden düzeltmelerine imkân tanıyan bu düzenleme, hem kamu alacağının tahsilini kolaylaştırmakta hem de gereksiz vergi uyuşmazlıklarının önüne geçmektedir.
2026 Varlık Barışı Düzenlemesi: Kimler Yararlanabilir, Şartları Nelerdir? 2026 Varlık Barışı Nedir?
4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7582 sayılı Kanun ile Türkiye'de yeni bir varlık barışı uygulaması başlatılmıştır. Kurumlar Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 19. madde kapsamında, yurt dışında bulunan finansal varlıkların Türkiye ekonomisine kazandırılması ve kayıt dışı varlıkların kayıt altına alınması amaçlanmaktadır. Bu düzenleme sayesinde belirli şartların yerine getirilmesi halinde bildirime konu edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülmektedir.
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 25) ile Neler Değişmiştir?
Bu Tebliğ, esas olarak Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO), yatırım fonları, kurumlar vergisi istisnaları, asgari kurumlar vergisi ve yatırım teşvik belgeleri ile ilgili önemli açıklamalar ve uygulama esasları getirmektedir. Özetle Tebliğde şu konular düzenlenmiştir:
İlişkili Şirketlerde Ticari Borçlar ve Örtülü Sermaye Riski
Şirketler büyüdükçe grup içi ticaret, cari hesap kullanımı ve ilişkili taraf işlemleri kaçınılmaz hale geliyor. Özellikle aynı ortaklık yapısına sahip şirketler arasında gerçekleşen vadeli mal ve hizmet alımları, günlük ticari hayatın doğal bir parçası olarak görülüyor. Ancak bu ilişkiler belirli sınırların dışına çıktığında, vergi mevzuatı açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Son yıllarda vergi incelemelerinde en fazla dikkat çeken alanlardan biri de ilişkili şirketler arasında uzun süre kapatılmayan cari hesaplar ve ticari borç bakiyeleri oldu. Çünkü bazı durumlarda ticari borç niteliğinde başlayan işlemler, zaman içerisinde “örtülü sermaye” olarak değerlendirilebiliyor.
2026’da Şirket Üzerine Binek Araç Almanın Vergi Avantajları ve Riskleri
2026 yılında şirket adına binek otomobil satın almak, artık yalnızca operasyonel bir ihtiyaç değil; aynı zamanda önemli bir vergi planlaması konusu haline geldi. Özellikle amortisman sınırları, gider kısıtlamaları ve Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) uygulamaları nedeniyle şirketlerin araç tercihlerinde finansal analiz çok daha kritik bir rol oynuyor. Yeni yılda güncellenen vergi hadleriyle birlikte işletmelerin en çok sorduğu soru ise şu oldu: “Aracı şirket üzerine almak gerçekten avantajlı mı?”. Bu sorunun cevabı; şirketin kârlılığına, aracın bedeline, kullanım amacına ve uzun vadeli vergi stratejisine göre değişiyor.
İmalatçılar İçin İndirimli Kurumlar Vergisi Dönemi: Şirketleri Neler Bekliyor?
Türkiye’de üretim ekonomisini desteklemeye yönelik vergi politikaları genişlemeye devam ederken, imalatçı ve ihracatçı şirketlere yönelik kurumlar vergisi indirimi iş dünyasında önemli bir gündem haline geldi. Yeni düzenleme özellikle üretim faaliyetinde bulunan şirketlere vergi avantajı sağlarken, uygulamanın doğru yönetilmemesi halinde ciddi vergisel riskler de ortaya çıkabilecek. Düzenleme yalnızca vergi oranının düşürülmesiyle sınırlı değil; muhasebe sisteminden stok yönetimine, kapasite raporlarından üretim organizasyonuna kadar birçok alanda yeni hazırlıkları zorunlu hale getiriyor.
Finansman Gider Kısıtlamasında Kritik Nokta
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen 25.09.2025 tarihli özelge, finansman gider kısıtlaması (FGK) uygulamasında sıkça tereddüt edilen önemli bir hususa açıklık getirmiştir.
Yurt Dışına Hizmet İhracında %80 Kazanç İndirimi ve YMM Tasdik Zorunluluğu
Türkiye’de son yıllarda hızla büyüyen dijital ekonomi ile birlikte, yazılım, tasarım, mühendislik ve görsel efekt (VFX) gibi alanlarda faaliyet gösteren kişi ve şirketlerin yurt dışına sunduğu hizmetler önemli bir gelir kalemi haline gelmiştir. Bu gelişime paralel olarak vergi mevzuatı da bu faaliyetleri teşvik eden düzenlemeler içermektedir. Bu kapsamda en dikkat çeken düzenleme, Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 10/1-ğ ve şahıslar için Gelir Vergisi Kanunu Madde 89/13 ile getirilen %80 kazanç indirimi uygulamasıdır. Ancak 2025 yılı itibarıyla bu avantajın uygulanması, artık sadece beyana değil, Yeminli Mali Müşavir (YMM) tasdikine bağlanmış durumdadır.
Kurumlar Vergisinde Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (KKEG)
Kurumlar vergisi matrahının doğru tespit edilebilmesi için ticari kâr ile mali kâr arasındaki farkların doğru analiz edilmesi gerekir. Bu farkların en önemli unsurlarından biri “Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (KKEG)”dir. KKEG’ler, işletme faaliyetleri kapsamında yapılmış olsa dahi vergi mevzuatı gereği gider olarak kabul edilmeyen ve kurum kazancına ilave edilmesi gereken harcamalardır. Aşağıda, uygulamada sık karşılaşılan KKEG türleri ayrıntılı şekilde ele alınmıştır.
İndirimli Kurumlar Vergisi Uygulamaları
İndirimli kurumlar vergisi, yatırım teşvik sistemimizin en önemli araçlarından biri olmakla birlikte, son yasal düzenlemelerle birlikte uygulaması daha da teknik ve dikkat gerektiren bir yapıya kavuşmuştur. Özellikle 2025 yılı beyannamelerinden itibaren indirimli vergi uygulamalarının YMM tasdik raporu şartına bağlanması, bu alandaki hata riskini önemli ölçüde artırmıştır. Bu yazıda, son düzenlemeler ışığında indirimli kurumlar vergisi uygulamalarında en sık karşılaşılan kritik noktalar özetlenmiştir.
Tam Tasdik Denetiminin Değişen Niteliği
30 Aralık 2025 tarihli düzenleme ile birlikte vergi istisna ve indirimlerinde tasdik sistemi yeni bir boyut kazanmıştır. Vergi uygulamalarında uzun yıllar boyunca hâkim olan yaklaşım, istisna ve indirimlerin büyük ölçüde beyan esasına dayanmasıydı. Mükellef, ilgili şartları sağladığını kabul ederek beyanda bulunur; vergi idaresi ise gerekli gördüğü hallerde sonradan inceleme yapardı.
25 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Tebliğ Taslağı Ne Getiriyor?
kapsamında yayımlanan 25 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğ Taslağı, son dönemde yapılan kanun değişikliklerinin uygulamasına açıklık getirmeyi amaçlayan bir düzenlemedir. Taslak, özellikle yatırım fonları, istisna uygulamaları ve asgari kurumlar vergisi gibi kritik konularda önemli açıklamalar içermektedir.
2024 Yılı Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi
Küresel ölçekte vergi tabanının korunmasına yönelik önemli adımlardan biri olan Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi (Küresel ATV) uygulamasında, Türkiye’deki uygulama sürecine dair kritik bir aşamaya geçildi. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 8 Nisan 2026 tarihinde yapılan duyuru ile, mükelleflerin uzun süredir beklediği beyan ve bildirim süreçlerine ilişkin detaylar netleştirildi.
Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi Nedir?
Türkiye’de vergi sisteminde yapılan önemli düzenlemelerden biri olan yurt içi asgari kurumlar vergisi, kurumlar vergisinin belirli bir seviyenin altına düşmesini engellemek amacıyla getirilmiş bir uygulamadır. Bu sistem ile özellikle istisna ve indirimler nedeniyle düşük vergi ödeyen kurumların belirli bir asgari vergi yükü taşıması hedeflenmiştir.
YMM Tasdik Zorunluluğu Nedir? 2025 Kurumlar Vergisi Sürecinde Yeni Dönem
YMM tasdik zorunluluğu, 2025 kurumlar vergisi sürecinde belirli istisna ve indirimlerden yararlanan mükellefler için kritik hale gelmiştir. Bu yazıda hangi durumlarda tasdik gerektiği, hangi teşviklerin kapsama girdiği ve dikkat edilmesi gereken riskler detaylı şekilde açıklanmaktadır.
Kurumlar Vergisi Beyan Dönemi Başladı
2025 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin verilme süreci, 1 Nisan 2026 itibarıyla başlamış bulunmaktadır.
Kurumlar Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
Kurumlar vergisinin beyanı ve ödenmesi, vergi sisteminin en kritik aşamalarından biridir.
Kurum Kazancının Tespiti
Kurum kazancı, esas itibarıyla ticari kazanç hükümlerine göre belirlenir ve vergi matrahının hesaplanmasında temel unsurdur.
Kurumlar Vergisinde Muafiyetler ve İstisnalar
Kurumlar vergisi sisteminde bazı kurumlar tamamen vergiden muaf tutulurken, bazı kazançlar ise istisna kapsamında vergilendirme dışında bırakılmaktadır.
Kurumlar Vergisinin Konusu ve Mükellefleri
Kurumlar vergisi, tüzel kişiliğe sahip kurumların elde ettikleri kazançlar üzerinden alınan doğrudan bir vergidir. Türkiye’de kurumlar vergisinin kapsamı ve mükellefleri, Kurumlar Vergisi Kanunu çerçevesinde belirlenmiştir.
Transfer Fiyatlandırması Raporu ve Formu: Kurumlar Vergisi Mükellefleri İçin Belgelendirme Yükümlülüğü
Transfer fiyatlandırması, ilişkili kişiler arasında gerçekleştirilen mal veya hizmet alım-satım işlemlerinde uygulanan fiyatın emsallere uygun olup olmadığının değerlendirilmesini konu alan önemli bir vergisel denetim alanıdır. Özellikle grup şirketleri, ortaklık yapısı içindeki firmalar ve ilişkili taraflarla işlem yapan kurumlar açısından bu konu yalnızca teknik bir vergileme meselesi değil, aynı zamanda ciddi bir belgelendirme ve ispat yükümlülüğüdür. Bu nedenle transfer fiyatlandırmasına ilişkin rapor ve form düzenlemeleri, kurumlar vergisi mükellefleri bakımından büyük önem taşımaktadır.
Nakdi Sermaye Artırımında Faiz İndirimi
Nakdi Sermaye Artırımında Faiz İndirimi: 2025 Yılı İtibarıyla Güncel Çerçeve