Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği: İşletmeler İçin Yeni Dönem, Yükümlülükler ve Denetim Açısından Değerlendirme

Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil dönüşüm politikalarında önemli bir aşama daha geride bırakılmıştır. Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik; sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasının yanı sıra Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin (TR ETS) uygulanmasına ilişkin temel kuralları belirlemektedir.

Uzman notu

Bu içerik vergi uygulamalarını anlaşılır kılmak amacıyla hazırlanmıştır. Somut olaylarda profesyonel değerlendirme alınması önerilir.

İçindekiler

    Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil dönüşüm politikalarında önemli bir aşama daha geride bırakılmıştır.

    Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik; sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasının yanı sıra Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin (TR ETS) uygulanmasına ilişkin temel kuralları belirlemektedir.

    Düzenleme yalnızca çevre mevzuatı bakımından değerlendirilmemelidir. Özellikle yüksek enerji ve emisyon yoğunluğuna sahip sanayi işletmeleri bakımından;

    • üretim maliyetleri,
    • enerji maliyetleri,
    • karbon maliyetleri,
    • yatırım kararları,
    • finansal riskler,
    • iç kontrol sistemleri,
    • sürdürülebilirlik raporlaması,
    • bağımsız denetim,
    • yönetim raporlaması

    üzerinde önemli sonuçlar doğurabilecek yeni bir sistem kurulmaktadır.

    Bu nedenle Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi, önümüzdeki dönemde yalnızca çevre yöneticilerinin değil; mali işler yöneticilerinin, CFO'ların, YMM'lerin, bağımsız denetçilerin, sürdürülebilirlik uzmanlarının ve işletme yönetimlerinin yakından takip etmek zorunda olduğu bir alan haline gelecektir.

    1. Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Nedir?

    Emisyon Ticaret Sistemi, sera gazı emisyonlarına ilişkin bir üst sınır belirlenmesi ve bu kapsamda oluşturulan emisyon tahsisatlarının alınıp satılabilmesi esasına dayanan piyasa temelli bir mekanizmadır.

    Yönetmelikte ETS; sera gazı emisyonlarına net sıfır hedefine uygun bir üst sınır belirlenmesi ve tahsisatların alınıp satılması yoluyla sera gazı emisyonlarının azaltılmasının teşvik edilmesini amaçlayan piyasa mekanizması olarak tanımlanmaktadır.

    Sistemin temel mantığı oldukça basittir:

    Emisyon → İzleme → Raporlama → Doğrulama → Tahsisat → Teslim yükümlülüğü → Piyasa

    İşletmenin doğrulanmış emisyon miktarı arttıkça, karşılanması gereken tahsisat ihtiyacı da artabilecektir.

    Dolayısıyla karbon emisyonu, işletmeler açısından zaman içinde yalnızca çevresel bir gösterge olmaktan çıkarak ekonomik bir maliyet ve finansal risk unsuru haline gelebilecektir.

    2. Yönetmeliğin Hukuki Dayanağı

    Yönetmelik, 7552 sayılı İklim Kanunu ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 792/D maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

    Bu durum önemlidir.

    Çünkü Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi yalnızca ikincil bir çevre düzenlemesi değildir. Sistem, İklim Kanunu'nun oluşturduğu hukuki altyapı içerisinde işletmeler açısından izin, raporlama, doğrulama, tahsisat ve teslim yükümlülükleri meydana getirmektedir.

    3. Hangi İşletmeler ETS Kapsamında?

    Yönetmeliğin 5'inci maddesine göre ETS, Ek-1'de yer alan faaliyetleri gerçekleştiren tesislerden Kategori B ve Kategori C tesisleri kapsamaktadır.

    Yönetmelikte tesisler emisyon büyüklüklerine göre üç kategoriye ayrılmaktadır:

    Kategori A

    Yıllık emisyonu, biyokütleden kaynaklanan CO₂ hariç olmak üzere, 50.000 ton CO₂ eşdeğerine eşit veya daha az olan tesislerdir.

    Kategori B

    Yıllık emisyonu 50.000 ton CO₂ eşdeğerinden fazla ve 500.000 ton CO₂ eşdeğerine eşit veya daha az olan tesislerdir.

    Kategori C

    Yıllık emisyonu 500.000 ton CO₂ eşdeğerinden fazla olan tesislerdir.

    Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır:

    Her tesis için ETS kapsamı ile sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanması kapsamı aynı değildir.

    Yönetmelik, ETS kapsamındaki tesisler bakımından özellikle Kategori B ve C'yi esas alırken, Ek-1'de yer alan faaliyetleri gerçekleştiren işletmelerin sera gazı emisyonlarını izleme, raporlama ve doğrulama yükümlülükleri ayrıca düzenlenmiştir.

    Bu nedenle bir işletmenin "ETS kapsamında değilim" sonucuna ulaşmadan önce yalnızca ETS kapsamını değil, izleme-raporlama-doğrulama yükümlülüğünü de ayrıca değerlendirmesi gerekir.

    4. Bazı Tesisler İçin Özel Kapsam Dışı Düzenleme

    Yönetmelik;

    • okul,
    • üniversite,
    • hastane,
    • savunma sanayi kuruluşlarına

    ait tesisleri, yerine getirdikleri faaliyetlerle sınırlı olmak üzere ETS kapsamı dışında bırakmaktadır.

    Ancak bu tesislerin emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasına ilişkin yükümlülükleri devam etmektedir.

    Dolayısıyla "ETS dışında olmak" otomatik olarak "emisyon mevzuatından tamamen çıkmak" anlamına gelmemektedir.

    5. Sera Gazı Emisyon İzni Zorunluluğu

    ETS kapsamında yer alan işletmeler için önemli yükümlülüklerden biri sera gazı emisyon iznidir.

    Yönetmeliğin 6'ncı maddesine göre ETS kapsamındaki işletmelerin sera gazı emisyonuna neden olan faaliyetlerini yürütebilmeleri için Başkanlıktan sera gazı emisyon izni almaları zorunludur.

    İzin başvuruları elektronik ortamda yapılmaktadır.

    Başvuruların Başkanlık tarafından azami 60 gün içinde değerlendirilmesi öngörülmüştür. Eksik veya hatalı bilgi ve belgeler işletmeye bildirilecek; eksikliklerin giderilmesi için belirli süreler uygulanacaktır.

    Sera gazı emisyon izni beş yıl süreyle geçerlidir ve işletmenin izin süresinin sona ermesinden en az altı ay önce yenileme başvurusu yapması gerekmektedir.

    Ayrıca tesisin faaliyetinde, niteliğinde, işleyişinde, kategorisinde veya izin sahibinde meydana gelen değişikliklerin 30 gün içinde bildirilmesi gerekmektedir.

    Bu nedenle işletmeler açısından izin yönetiminin de sürekli bir iç kontrol süreci olarak ele alınması gerekmektedir.

    6. ETS'nin Kalbi: Emisyon Tahsisatları

    Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin ekonomik mekanizmasını tahsisatlar oluşturmaktadır.

    Yönetmelikte tahsisat; devredilebilir ve kaydi olarak ihraç edilen, belirli bir süre boyunca verilen bir ton CO₂ eşdeğerinde sera gazı emisyon hakkı olarak tanımlanmaktadır.

    Bu nedenle bir tahsisatı kabaca:

    1 tahsisat = 1 ton CO₂ eşdeğer emisyon hakkı

    şeklinde düşünmek mümkündür.

    İşletmeler açısından kritik nokta ise şudur:

    Doğrulanmış emisyon miktarı ile işletmenin elindeki tahsisat miktarı arasındaki fark ekonomik bir sonuç doğurabilir.

    Tahsisatı yetersiz olan işletmenin piyasadan tahsisat satın alması gerekebilecektir.

    7. ETS Üst Sınırı

    Yönetmeliğe göre ETS üst sınırının belirlenmesinde emisyon yoğunluğu temelli yaklaşım esas alınmaktadır.

    Üst sınır, doğrulanmış sera gazı emisyon raporlarının son teslim tarihinden itibaren 60 gün içinde yayımlanacak Ulusal Tahsisat Planı kapsamında açıklanacaktır.

    Bu yapı, sistemin arz tarafını belirlemektedir.

    Başka bir ifadeyle sistemde sonsuz sayıda tahsisat bulunması öngörülmemektedir.

    Tahsisat miktarının sınırlandırılması, karbon emisyonunun ekonomik bir değer kazanmasının temel mekanizmalarından biridir.

    8. Ücretsiz Tahsisat Sistemi

    ETS'nin işletmeler açısından en önemli konularından biri ücretsiz tahsisat uygulamasıdır.

    Ücretsiz tahsisatların dağıtımında alt tesislere göre kıyas yöntemi kullanılacaktır.

    Yönetmeliğe göre ücretsiz tahsisat hesabında;

    • kıyas değeri,
    • ücretsiz tahsisat oranı,
    • sektörel faaliyet katsayısı,
    • faaliyet seviyesi

    gibi unsurlar dikkate alınmaktadır.

    Basitleştirilmiş olarak ücretsiz tahsisat hesabı şu şekilde düşünülebilir:

    Ücretsiz Tahsisat = Kıyas Değeri × Ücretsiz Tahsisat Oranı × Sektörel Faaliyet Katsayısı × Faaliyet Seviyesi

    Ancak gerçek uygulamada alt tesis yapısı ve ilgili usul ve esaslar ayrıca dikkate alınacaktır.

    Bu nedenle işletmeler açısından üretim verilerinin doğru tutulması artık yalnızca üretim ve maliyet muhasebesi açısından değil, karbon tahsisatı bakımından da önem kazanacaktır.

    9. Faaliyet Seviyesi Neden Çok Önemli?

    Ücretsiz tahsisat miktarının hesaplanmasında faaliyet seviyesi önemli bir parametredir.

    Yönetmelik, tahsisatların her bir alt tesis için yıllık doğrulanmış faaliyet seviyesi dikkate alınarak dağıtılmasını öngörmektedir. İşletmeler bu faaliyet seviyelerini doğrulanmış faaliyet seviyesi raporu ile Başkanlığa sunacaktır.

    Burada ciddi bir denetim riski bulunmaktadır.

    Örneğin;

    • üretim miktarı,
    • enerji tüketimi,
    • yakıt tüketimi,
    • ürün miktarı,
    • ölçülebilir ısı,
    • üretim süreçleri

    gibi veriler arasında tutarsızlık bulunması ücretsiz tahsisat hesabını doğrudan etkileyebilir.

    Bu nedenle gelecekte işletmelerde karbon verilerinin finansal verilerle çapraz kontrol edilmesi önemli hale gelecektir.

    10. Ücretsiz Tahsisat Başvurusu

    Ücretsiz tahsisat otomatik olarak verilen bir hak değildir.

    İşletmelerin elektronik ortamda Başkanlığa başvurması gerekmektedir.

    Başvuruların Ulusal Tahsisat Planının yayımlanmasından itibaren 30 gün içinde yapılması öngörülmüştür. Ayrıca işletmenin tesis bazında sera gazı emisyon izni koşullarını devam ettirdiğini göstermesi gerekmektedir.

    Başvurunun geç yapılması da mali sonuç doğurmaktadır.

    Geç başvuran işletmeler başvuru bedelini %50 artırımlı olarak ödemek durumundadır. Yönetmelikte belirlenen bazı özel durumlarda bu artış %100 olarak uygulanabilmektedir.

    11. Tahsisatların Teslim Edilmesi

    ETS sisteminin işletmeler açısından en kritik yükümlülüklerinden biri tahsisat teslimidir.

    İşletmeler, tesis bazında doğrulanmış sera gazı emisyon raporlarında yer alan emisyon miktarına karşılık gelen tahsisatları yükümlülük yılının Kasım ayının son iş gününe kadar İşlem Kayıt Sistemi üzerinden teslim etmek zorundadır.

    Örneğin doğrulanmış emisyon:

    500.000 ton CO₂ eşdeğeri

    ise işletmenin teslim yükümlülüğünün temelini 500.000 tonluk emisyon miktarı oluşturacaktır.

    Ancak işletmenin ücretsiz tahsisat miktarı bunun altında kalıyorsa aradaki farkın piyasadan satın alınması gerekebilecektir.

    12. Tahsisat Açığı İşletme İçin Ne Anlama Geliyor?

    Tahsisat açığı oluşması işletme açısından doğrudan ekonomik sonuç yaratabilir.

    Örneğin:

    Açıklama Miktar
    Doğrulanmış emisyon 100.000 ton
    Ücretsiz tahsisat 70.000
    İşletmenin satın alması gereken 30.000
    Tahsisat fiyatı X TL
    Potansiyel maliyet 30.000 × X TL

    Dolayısıyla karbon fiyatı işletmenin gelecekteki maliyet yapısının bir parçası haline gelebilecektir.

    Bu durum özellikle enerji yoğun sektörlerde karbon maliyeti analizi yapılmasını gerekli hale getirmektedir.

    13. Ek Rezerv Mekanizması

    Yönetmelik, belirli şartları taşıyan işletmeler için ek rezerv mekanizması da getirmektedir.

    Ek rezerv, teslim yükümlülüğünün yerine getirilebilmesi amacıyla kullanılabilecektir.

    Ek rezerv kapsamında kullanılabilecek miktar, belirlenen şartlar dahilinde tesislerin tahsisat açığı ile sınırlıdır ve birincil piyasada Ulusal Tahsisat Planında açıklanan ETS üst sınırının %10'unu geçmeyecek şekilde uygulanmaktadır.

    Bu mekanizma işletmeler açısından bir tür son aşama likidite ve uyum mekanizması olarak değerlendirilebilir.

    Ancak işletmelerin faaliyetlerini bunun üzerine kurmaları doğru olmayacaktır.

    Temel hedef;

    doğru emisyon ölçümü + doğru faaliyet verisi + doğru tahsisat planlaması

    olmalıdır.

    14. Tahsisatların Alınıp Satılabileceği Piyasa

    Yönetmelik iki temel piyasa mekanizması öngörmektedir:

    Birincil piyasa

    Tahsisatlar Başkanlık tarafından belirlenen ihale takvimine göre satışa sunulacaktır.

    İkincil piyasa

    Piyasa katılımcıları tahsisatları sürekli ticaret yöntemiyle alıp satabilecektir.

    Böylece tahsisatlar işletmeler açısından yalnızca bir çevre yükümlülüğü değil, alınıp satılabilen ekonomik bir varlık/izin niteliği taşıyan bir piyasa unsuruna dönüşmektedir.

    15. İşlem Kayıt Sistemi

    ETS'nin teknik altyapısının merkezinde İşlem Kayıt Sistemi bulunmaktadır.

    Tahsisatların;

    • ihracı,
    • piyasaya sunulması,
    • elde bulundurulması,
    • transferi,
    • teslimatı,
    • iptali,
    • ilgası,
    • itfası

    bu sistem üzerinden gerçekleştirilecektir.

    Hesaplar tesis bazında işletme adına açılacaktır.

    Bu durum özellikle çok tesisli işletmeler açısından önemlidir.

    Çünkü karbon yükümlülüğü konsolide bir işletme düzeyinde değil, belirli işlemlerde tesis bazında izlenecektir.

    16. Emisyonların İzlenmesi

    Yönetmelik, emisyonların rastgele hesaplanmasını değil, önceden belirlenmiş ve belgelenmiş bir izleme planı üzerinden takip edilmesini öngörmektedir.

    İşletmeler;

    1. sera gazı emisyon izleme planı hazırlayacak,
    2. planı Başkanlığa sunacak,
    3. emisyonlarını onaylanan plan çerçevesinde izleyecek,
    4. yıllık emisyonlarını raporlayacak,
    5. raporlarını doğrulatacaktır.

    İzleme planının, sera gazı emisyonlarının ilk izlenmeye başlanmasından en az 6 ay önce Başkanlığa gönderilmesi gerekmektedir.

    Bu nedenle izleme planı, sistemin temel kontrol dokümanlarından biri olacaktır.

    17. Yıllık Emisyon Raporu

    Ek-1'de yer alan faaliyetleri gerçekleştiren işletmeler, bir önceki yılın 1 Ocak-31 Aralık dönemindeki sera gazı emisyonlarını ve faaliyet seviyelerini her yıl 30 Nisan tarihine kadar Başkanlığa raporlamak zorundadır.

    Başkanlık gerekli görürse bu süreyi en fazla bir ay uzatabilecektir.

    Dolayısıyla işletmeler açısından yıllık bir karbon raporlama takvimi oluşturulması gerekecektir.

    18. Doğrulama Zorunluluğu

    Yönetmeliğin en önemli özelliklerinden biri de emisyon raporlarının bağımsız bir doğrulama sürecinden geçirilmesidir.

    Ek-1'de yer alan faaliyetleri gerçekleştiren işletmelerin sera gazı emisyon raporlarının Başkanlığa gönderilmeden önce doğrulanması zorunludur.

    Doğrulama işlemi MEDAS tarafından atanmış doğrulayıcı kuruluşlarca gerçekleştirilecektir.

    Doğrulama kavramı burada özellikle önemlidir.

    Doğrulama, işletmenin kendi hazırladığı emisyon raporunun önemli hatalı bildirim içermediğine ilişkin makul güven seviyesinde bir sonuca ulaşılması amacıyla yürütülen bir süreçtir.

    19. Doğrulayıcı Kuruluşların Bağımsızlığı

    Doğrulayıcı kuruluşların işletmeden bağımsız olması zorunludur.

    Doğrulayıcı kuruluşların ortakları, yöneticileri ve teknik personeli ile doğrulama yapılacak işletme arasında doğrulamanın etkinliğini engelleyecek menfaat ilişkileri bulunmaması gerekir.

    Ayrıca doğrulayıcı kuruluşların ilgili alanlarda ISO/IEC 17029 standardına göre akredite olması ve akreditasyon işlemlerinin TÜRKAK tarafından yapılması öngörülmektedir.

    Bu yönüyle sistem, klasik bir şirket içi raporlama sisteminden ziyade ölçüm + raporlama + bağımsız doğrulama üçlüsüne dayanmaktadır.

    20. Laboratuvar Kullanımı

    Emisyon hesaplamalarında kullanılan hesaplama faktörlerinin belirlenmesine yönelik analizler için ilgili standartlara göre akredite laboratuvarların kullanılması öngörülmektedir.

    Teknik olarak uygun olmaması halinde, TS EN ISO/IEC 17025 standardına eşdeğer gereksinimleri karşılayan başka laboratuvarların kullanılabilmesi de mümkündür.

    Bu düzenleme, emisyon hesabının yalnızca muhasebe veya yönetim raporlamasıyla sınırlı olmadığını göstermektedir.

    Sistemin içerisinde;

    ölçüm → analiz → hesaplama → raporlama → doğrulama

    zinciri bulunmaktadır.

    21. Karbon Kredileri ve Denkleştirme

    Yönetmelik, Türkiye sınırları içerisinde gerçekleştirilen projelerden elde edilen karbon kredilerinin belirli koşullar altında ETS kapsamındaki teslim yükümlülüklerinin karşılanmasında kullanılabilmesine imkân vermektedir.

    Ancak kullanılabilecek oran Karbon Piyasası Kurulu tarafından belirlenecektir.

    Bu nedenle işletmeler açısından karbon kredisi ile ETS tahsisatının aynı şey olmadığı özellikle dikkate alınmalıdır.

    Tahsisat ETS'nin kendi mekanizmasının bir parçasıdır.

    Karbon kredisi ise belirli azaltım veya giderim projelerinden elde edilen bir kredidir.

    İki kavramın hukuki ve ekonomik nitelikleri birbirinden farklıdır.

    22. ETS'nin Diğer Emisyon Ticaret Sistemleriyle Bağlantısı

    Yönetmelik, Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi ile diğer emisyon ticaret sistemleri arasında gelecekte bağlantı kurulabilmesine de imkân vermektedir.

    Tahsisatların karşılıklı tanınmasını sağlayacak anlaşmalar yapılabilecek ve sistemler arasında elektronik bağlantılar kurulabilecektir.

    Bu düzenleme gelecekte Türkiye karbon piyasasının uluslararası karbon piyasalarıyla entegrasyonu bakımından önem taşıyabilir.

    23. Piyasa İstikrar Mekanizması

    Karbon tahsisatlarının fiyatının aşırı dalgalanması işletmeler açısından ciddi risk oluşturabileceğinden Yönetmelik bir piyasa istikrar mekanizması öngörmektedir.

    Bu kapsamda piyasa istikrar rezervi oluşturulabilecek ve gerekli görüldüğünde birincil piyasadaki işlemler yoluyla fiyat istikrarının sağlanması amaçlanacaktır.

    Ayrıca;

    • bankalama,
    • ödünç alma,
    • denkleştirme

    gibi esneklik mekanizmalarının kullanılabilmesi öngörülmektedir.

    Ancak bu mekanizmaların uygulama ayrıntılarının ayrıca belirlenmesi gerekecektir.

    24. Yönetmeliğin YMM ve Bağımsız Denetçiler Açısından Önemi

    Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin önemli sonuçlarından biri, işletmelerin çevresel verileri ile finansal verileri arasındaki ilişkinin giderek güçlenmesidir.

    Bir işletmede örneğin;

    Üretim miktarı → Enerji tüketimi → Yakıt tüketimi → Emisyon → Tahsisat → Karbon maliyeti

    şeklinde bir zincir oluşacaktır.

    Bu zincirin her aşamasında kontrol yapılması mümkündür.

    Özellikle YMM ve bağımsız denetçiler bakımından aşağıdaki kontroller önem kazanabilir:

    1. Üretim verisi kontrolü

    Üretim kayıtları ile doğrulanmış faaliyet seviyesi karşılaştırılabilir.

    2. Enerji tüketimi kontrolü

    Elektrik ve doğalgaz tüketimleri üretim hacmiyle karşılaştırılabilir.

    3. Yakıt tüketimi kontrolü

    Yakıt faturaları, stok hareketleri ve üretim kayıtları karşılaştırılabilir.

    4. Emisyon hesaplama kontrolü

    Kullanılan emisyon faktörleri ve hesaplama yöntemleri incelenebilir.

    5. İzleme planı kontrolü

    Fiili uygulama ile onaylı izleme planı karşılaştırılabilir.

    6. Emisyon raporu kontrolü

    Yıllık rapordaki değerler kaynak veriler üzerinden test edilebilir.

    7. Doğrulama raporu kontrolü

    Doğrulama sonucu ile işletmenin kendi hesaplamaları karşılaştırılabilir.

    8. Tahsisat kontrolü

    İşletmenin sahip olduğu tahsisatlar ile teslim yükümlülüğü karşılaştırılabilir.

    9. Tahsisat alım-satım kontrolü

    Piyasa işlemleri ve İşlem Kayıt Sistemi kayıtları incelenebilir.

    10. Karbon maliyeti kontrolü

    Tahsisat açığının işletmenin maliyetleri ve finansal planlaması üzerindeki etkisi analiz edilebilir.

    25. Muhasebe Açısından Yeni Bir Alan Ortaya Çıkıyor

    ETS'nin işletmeler üzerinde yaratacağı ekonomik sonuçlardan biri de tahsisatların muhasebeleştirilmesi olacaktır.

    Örneğin işletmenin;

    • ücretsiz tahsisat elde etmesi,
    • tahsisat satın alması,
    • tahsisat satması,
    • tahsisat teslim etmesi,
    • tahsisat açığı oluşması,
    • karbon maliyetinin ürün maliyetlerine etkisi

    gibi işlemleri muhasebe ve finansal raporlama açısından ayrıca değerlendirilmelidir.

    Yönetmelik bu işlemlerin muhasebeleştirilmesine ilişkin ayrıntılı muhasebe hükümleri getirmemektedir.

    Dolayısıyla bu noktada ayrıca uygulanacak muhasebe standartları ve ikincil düzenlemeler önem kazanacaktır.

    26. Finansal Risk Yönetimi Açısından ETS

    ETS kapsamındaki işletmeler için karbon fiyatı gelecekte önemli bir finansal risk değişkeni haline gelebilir.

    Örneğin bir işletmenin yıllık:

    1.000.000 ton CO₂ eşdeğeri emisyonu

    bulunduğunu ve ücretsiz tahsisatının:

    700.000 ton

    olduğunu varsayalım.

    İşletmenin:

    300.000 ton

    tahsisat açığı bulunmaktadır.

    Tahsisat fiyatı 1.000 TL olduğunda:

    300.000 × 1.000 = 300.000.000 TL

    potansiyel maliyet ortaya çıkacaktır.

    Tahsisat fiyatının 1.500 TL'ye çıkması halinde ise:

    450.000.000 TL

    seviyesinde bir maliyet söz konusu olabilecektir.

    Bu nedenle karbon fiyatı, özellikle yüksek emisyonlu işletmelerde bütçe ve finansal planlama süreçlerinin bir parçası haline gelebilir.

    27. İşletmeler İçin Yeni Bir İç Kontrol Alanı

    ETS kapsamında işletmelerin yalnızca çevre biriminin sorumlu olduğu bir yapı yeterli olmayacaktır.

    Sağlıklı bir sistem için en azından aşağıdaki birimlerin koordinasyonu gerekecektir:

    Üretim + Enerji Yönetimi + Çevre Birimi + Mali İşler + Finans + İç Denetim + Yönetim

    Örneğin çevre birimi 1.000.000 ton emisyon bildirirken üretim sistemi 900.000 ton üretim gösteriyorsa, enerji tüketim verilerinin ayrıca incelenmesi gerekebilir.

    Benzer şekilde;

    • elektrik faturaları,
    • doğalgaz faturaları,
    • yakıt alışları,
    • stok kayıtları,
    • üretim kayıtları,
    • bakım kayıtları,
    • sayaç verileri,
    • laboratuvar analizleri

    ile emisyon raporunun karşılaştırılması önemli kontrol prosedürleri haline gelecektir.

    28. Emisyon Yoğunluğu İçin Benford Benzeri Analizler Yapılabilir mi?

    Klasik Benford analizi doğrudan sera gazı emisyonlarının doğruluğunu kanıtlayan bir yöntem değildir.

    Ancak dijital denetim perspektifinden;

    • olağandışı emisyon değerleri,
    • yuvarlanmış değerler,
    • aynı değerin tekrar tekrar kullanılması,
    • üretim/emisyon oranındaki ani değişimler,
    • dönemsel sıçramalar

    istatistiksel yöntemlerle analiz edilebilir.

    Özellikle yüksek hacimli işletmelerde anomaly detection teknikleri emisyon verilerindeki olağandışı hareketleri belirlemek için kullanılabilir.

    Bu yöntemler doğrulamanın yerine geçmez; ancak denetçiye riskli alanları belirleme konusunda yardımcı olabilir.

    29. 10 Yıllık Veri Saklama Yükümlülüğü

    Yönetmeliğin 37'nci maddesi işletmeler açısından oldukça önemli bir yükümlülük getirmektedir.

    İşletmelerin ilgili tüm veri ve bilgi kayıtlarını en az 10 yıl süreyle saklaması ve talep halinde ilgili idarenin incelemesine sunması gerekmektedir.

    Bu düzenleme, işletmelerin karbon verileri için de güçlü bir audit trail oluşturmasını zorunlu hale getirmektedir.

    Dolayısıyla işletmelerin yalnızca sonuç raporunu saklaması yeterli görülmemelidir.

    Örneğin;

    Sayaç verisi → Kaynak belge → Hesaplama → Emisyon faktörü → Emisyon hesabı → Rapor → Doğrulama → Tahsisat işlemi

    zincirinin geriye dönük olarak izlenebilir olması son derece önemlidir.

    30. İdari Yaptırımlar Oldukça Önemli

    Yönetmelik, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde önemli idari para cezaları öngörmektedir.

    Örneğin doğrulanmış sera gazı emisyon raporunun süresinde sunulmaması halinde tesisin kategorisine ve emisyon büyüklüğüne göre farklı tutarlarda idari para cezaları uygulanmaktadır.

    Yönetmelikte Kategori A için 627.450 TL'den, yüksek emisyonlu Kategori C tesisleri için 6.274.500 TL'ye kadar farklı tutarlarda cezalar düzenlenmiştir. ETS kapsamındaki işletmelere ilişkin bazı durumlarda bu cezalar iki kat uygulanmaktadır.

    Sera gazı emisyon izni olmadan veya süresi sona ermiş/iptal edilmiş izinle faaliyet yürütülmesi halinde de emisyon kategorisine göre daha yüksek idari yaptırımlar söz konusu olabilmektedir.

    Örneğin 5 milyon ton CO₂ eşdeğerinin üzerinde emisyonla değerlendirilen Kategori C tesisleri için ilgili yaptırım 12.549.000 TL seviyesine ulaşmaktadır.

    Bu nedenle ETS uyumu artık işletmeler için yalnızca "çevresel uyum" konusu değildir.

    Aynı zamanda hukuki, finansal ve operasyonel risk yönetimi konusudur.

    31. Pilot Uygulama Dönemi

    Yönetmelik, ETS'nin pilot uygulama dönemi ile başlamasını öngörmektedir.

    Pilot uygulamanın kapsamı, süresi ve uygulama esasları Karbon Piyasası Kurulu tarafından belirlenecektir.

    Ayrıca İklim Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içerisinde ETS kapsamındaki işletmelerin sera gazı emisyon izni alması öngörülmüş; gerekli görülmesi halinde bu sürenin iki yıla kadar uzatılabilmesine imkân verilmiştir.

    Pilot dönem, işletmeler açısından bir "bekleme dönemi" olarak değil, veri altyapısının kurulması ve eksikliklerin tespit edilmesi gereken hazırlık dönemi olarak değerlendirilmelidir.

    32. İşletmeler Şimdiden Ne Yapmalı?

    ETS kapsamına girebilecek işletmelerin aşağıdaki hazırlıkları yapması yararlı olacaktır:

    1. ETS kapsam analizi yapılmalıdır.
    2. Tesisler kategori bazında sınıflandırılmalıdır.
    3. Emisyon kaynakları envanteri hazırlanmalıdır.
    4. Enerji ve yakıt tüketim verileri merkezi bir sistemde toplanmalıdır.
    5. Sayaç ve ölçüm sistemleri gözden geçirilmelidir.
    6. Emisyon hesaplama yöntemleri belgelenmelidir.
    7. İzleme planı hazırlanmalıdır.
    8. Üretim verileri ile emisyon verileri ilişkilendirilmelidir.
    9. Faaliyet seviyesi verileri kontrol edilmelidir.
    10. Ücretsiz tahsisat beklentisi hesaplanmalıdır.
    11. Tahsisat açığı senaryoları hazırlanmalıdır.
    12. Karbon fiyatı senaryoları oluşturulmalıdır.
    13. Muhasebe ve finansal raporlama etkileri değerlendirilmelidir.
    14. İç kontrol prosedürleri oluşturulmalıdır.
    15. Verilerin en az 10 yıl saklanmasını sağlayacak arşiv sistemi kurulmalıdır.
    16. Doğrulama sürecine yönelik dokümantasyon hazırlanmalıdır.
    17. Yönetim için yıllık karbon risk raporu hazırlanmalıdır.

    33. YMM ve Bağımsız Denetçi İçin Önerilen ETS Çalışma Kağıdı

    ETS kapsamında ileride hazırlanabilecek bir çalışma kağıdının temel yapısı şu şekilde olabilir:

    ETS-01 – Tesis Tanımlama

    • Tesis adı
    • Faaliyet türü
    • Kapasite
    • Kategori
    • ETS kapsamı

    ETS-02 – Emisyon Kaynakları

    • Yakıtlar
    • Enerji
    • Proses emisyonları
    • Diğer kaynaklar

    ETS-03 – Faaliyet Verileri

    • Üretim miktarı
    • Enerji tüketimi
    • Yakıt tüketimi
    • Ölçülebilir ısı
    • Diğer faaliyet göstergeleri

    ETS-04 – Emisyon Hesabı

    • Kaynak veri
    • Emisyon faktörü
    • Hesaplama yöntemi
    • Sonuç

    ETS-05 – Doğrulama

    • Doğrulayıcı kuruluş
    • Doğrulama raporu
    • Bulgular
    • Düzeltmeler

    ETS-06 – Tahsisatlar

    • Ücretsiz tahsisat
    • Satın alınan tahsisat
    • Satılan tahsisat
    • Teslim edilen tahsisat
    • Açık/Fazla

    ETS-07 – Finansal Etki

    • Karbon maliyeti
    • Tahsisat fiyatı
    • Tahsisat açığı
    • Senaryo analizi

    ETS-08 – Risk Değerlendirmesi

    • Veri riski
    • Hesaplama riski
    • Raporlama riski
    • Doğrulama riski
    • Piyasa riski
    • Hukuki risk

    34. Sonuç

    Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, Türkiye'de karbon emisyonlarının yönetimi bakımından yeni bir dönemin başlangıcını oluşturmaktadır.

    Yönetmelik ile birlikte işletmeler açısından;

    Emisyonların ölçülmesi → izlenmesi → raporlanması → doğrulanması → tahsisatların yönetilmesi → tahsisatların teslim edilmesi

    şeklinde sürekli bir uyum süreci ortaya çıkmaktadır.

    Bu nedenle özellikle yüksek emisyonlu sanayi işletmeleri bakımından karbon yönetimi artık yalnızca çevre biriminin konusu değildir.

    Karbon verileri;

    • üretim,
    • enerji,
    • maliyet muhasebesi,
    • finans,
    • bütçeleme,
    • risk yönetimi,
    • sürdürülebilirlik raporlaması,
    • iç denetim,
    • Bağımsız Denetim

    süreçleriyle birlikte ele alınmalıdır.

    Özellikle doğrulanmış emisyon miktarı ile tahsisat yükümlülüğü arasındaki ilişkinin işletmenin mali yapısı üzerinde yaratabileceği sonuçlar, önümüzdeki dönemde YMM'ler ve bağımsız denetçiler açısından da yeni bir çalışma alanı oluşturacaktır.

    Bu bakımdan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin işletmeler açısından başarısı yalnızca doğru emisyon hesabına değil; doğru veri, güçlü iç kontrol, izlenebilir kayıt sistemi ve güvenilir doğrulama altyapısına bağlı olacaktır.

    Yönetmeliğin işletmeler açısından en önemli mesajı şudur:

    Karbon artık yalnızca çevresel bir gösterge değildir; giderek ölçülen, raporlanan, doğrulanan, alınıp satılan ve işletmenin maliyet yapısını etkileyebilen ekonomik bir unsur haline gelmektedir.

    YMM ve Bağımsız Denetim mesleği açısından ise bu gelişme, klasik finansal verilerin yanında karbon verilerinin de çapraz kontrol edildiği yeni bir denetim alanının ortaya çıkması anlamına gelmektedir.

    Eser Sevinç Yeminli Mali Müşavir