Katma Değer Vergisi


Geçici İhracatın Muhasebeleştirilmesi: Stok Hesabı, KDV ve Gümrük İşlemleri

Dış ticaret işlemlerinde bir malın Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkarılması her zaman kesin bir satışın gerçekleştiği anlamına gelmez. Bir işletme; yurt dışındaki fuar ve sergilere katılmak, makine veya ekipmanı yurt dışında geçici olarak kullanmak, tamir, bakım veya işleme yaptırmak, yurt dışındaki bir şantiyede geçici olarak kullanmak, numune veya teşhir amacıyla mal göndermek, belirli bir işin gerçekleştirilmesi amacıyla makine ve teçhizatını yurt dışına çıkarmak gibi nedenlerle sahip olduğu malları geçici olarak Türkiye dışına gönderebilir.

İthalatta Gözetim Uygulamasında İndirilemeyen KDV: Hesaplama, Beyan, Bildirim ve YMM Raporu

İthalat işlemlerinde gümrükte oluşan KDV'nin tamamının indirim konusu yapılabileceği düşüncesi, gözetim uygulamasına tabi mallar bakımından her zaman doğru değildir. Özellikle gerçek ithalat bedeli ile gözetim uygulaması kapsamında dikkate alınan gümrük kıymeti arasındaki fark, KDV açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir alan haline gelmiştir. 31 Ocak 2026 tarihli ve 33154 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 57 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile yapılan değişiklikler, gözetim uygulaması kapsamındaki ithalatlarda indirilemeyecek KDV'nin tespitine ilişkin önemli sonuçlar doğurmuştur.

7846 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Kapsamında İndirilemeyen KDV: İthalat Bedeli, YMM Raporu ve 2026 Uygulaması

İthalat işlemlerinde ödenen Katma Değer Vergisi (KDV), genel sistem içerisinde mükelleflerin vergiye tabi faaliyetleriyle bağlantılı olması şartıyla indirim konusu yapılabilen vergiler arasında yer almaktadır. Bununla birlikte KDV mevzuatı, belirli işlemler bakımından indirim hakkının sınırlandırılmasına izin vermektedir. Özellikle son yıllarda ithalatta gözetim uygulamaları, korunma önlemleri, dampinge karşı vergiler ve benzeri dış ticaret politikası araçlarının daha yoğun şekilde kullanılması, ithalat sırasında oluşan KDV'nin indirim mekanizmasına ilişkin yeni bir düzenleme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.

Özel Esaslara Alınma İşlemi Doğrudan Dava Konusu Yapılabilir

Katma Değer Vergisi iadesi uygulamalarında "özel esaslar" olarak bilinen sistem, yıllardır mükellefler ile vergi idaresi arasında önemli uyuşmazlıklara konu olmaktadır. Özellikle mükellefin KDV iade taleplerinin vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılacak mükellefler kapsamına alınması, uygulamada ciddi finansman yükleri ve ticari riskler doğurmaktadır. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 01.04.2026 tarihli ve E:2025/26, K:2026/6 sayılı kararı, bu konuda ortaya çıkan yargısal görüş ayrılığını gidermiş ve mükellefler lehine önemli bir içtihat oluşturmuştur.