10 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi, Türkiye'de faaliyet gösteren yurt dışı merkezli dijital konaklama platformları bakımından yeni bir düzenleme çerçevesi oluşturmayı amaçlıyor.
Teklif; yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye'deki faaliyetleri için izin belgesi alma zorunluluğundan Türkiye'de temsilci bulundurulmasına, Dijital Hizmet Vergisi mükellefiyetinden turizm payına kadar çeşitli yükümlülükler öngörüyor.
Düzenlemenin yalnızca turizm sektörü açısından değil, vergi uygulaması, muhasebe, YMM çalışmaları ve dijital platformlardan elde edilen ticari verilerin denetimi açısından da önemli sonuçlar doğurması beklenebilir.
Ancak öncelikle önemli bir hususun altını çizmek gerekir: Bu düzenleme henüz kanunlaşmış değildir. Dolayısıyla aşağıdaki değerlendirmeler mevcut kanun teklifinin içeriği üzerinden yapılmaktadır. Yasama sürecinde maddelerde değişiklik yapılması mümkündür.
Yabancı dijital konaklama platformu nedir?
Kanun teklifinde yabancı dijital konaklama platformu, elektronik ticaret ortamı üzerinden Türkiye'de faaliyet gösteren yurt dışında yerleşik hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar olarak tanımlanmaktadır.
Bu kapsamda platformların temel faaliyet alanı; Bakanlıktan turizm belgeli konaklama işletmeleri ile turizm amaçlı kiralanan konutların elektronik ortamda pazarlanması ve satışına aracılık edilmesi olarak öne çıkmaktadır.
Dolayısıyla düzenleme, genel anlamda internet sitelerini veya web hosting hizmetlerini hedefleyen bir düzenleme değildir. Konu, dijital ortam üzerinden gerçekleştirilen konaklama ve belirli seyahat hizmetlerinin ticareti ile sınırlıdır.
İzin belgesi zorunluluğu getiriliyor
Teklife göre yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye'de faaliyet gösterebilmeleri için Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi almaları gerekecek.
İzin belgesinin iki yıl süreyle geçerli olması ve belge ücretinin başlangıçta 5 milyon TL olarak uygulanması öngörülüyor. Tutarın her yıl yeniden değerleme oranında artırılması da teklif kapsamında yer alıyor.
İzin belgesi bakımından ayrıca;
-
Dijital Hizmet Vergisi mükellefiyeti,
-
Vergi dairelerine vadesi geçmiş borç bulunmaması,
-
Türkiye'de tebligata esas bir irtibat adresi,
-
Türkiye'de sorumlu gerçek veya tüzel kişi,
-
UETS adresi,
-
Belge ücretinin ödenmiş olması
gibi şartlar öngörülüyor.
Bu şartlar, yabancı dijital platformların Türkiye'deki faaliyetlerinin daha belirgin bir idari ve vergisel çerçeveye alınmasını amaçlıyor.
Türkiye'de temsilci bulundurma zorunluluğu
Teklifin dikkat çeken düzenlemelerinden biri de Türkiye'de temsilci belirlenmesi.
Platformların adli ve idari makamların bildirim ve taleplerinin yerine getirilmesi, kullanıcıların başvurularının cevaplandırılması ve diğer yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla Türkiye'de en az bir yetkili temsilci belirlemesi öngörülüyor.
Temsilcinin gerçek kişi olması halinde Türk vatandaşı ve Türkiye'de mukim olması; tüzel kişi olması halinde ise belirli şartları taşıyan bir Türk sermaye şirketi olması gerekiyor.
Bu düzenleme, yabancı platformların Türkiye'deki faaliyetleri bakımından vergisel ve hukuki muhataplık mekanizmasını güçlendirebilir.
Platformların aldığı komisyon için yüzde 17 sınırı
Teklifte muhasebe ve vergi uygulaması açısından özellikle dikkat çekebilecek düzenlemelerden biri, platformların hizmet satış bedeli üzerinden alabileceği toplam tutara ilişkin.
Buna göre yabancı dijital konaklama platformlarının hizmete konu satış bedeli üzerinden alacakları tutarın, hangi ad altında alınırsa alınsın %17'yi geçmemesi öngörülüyor.
Hesaplamada KDV hariç satış bedelinin esas alınması teklif ediliyor.
Bu düzenleme yürürlüğe girerse, platformların işletmelerden tahsil ettiği;
-
komisyon,
-
hizmet bedeli,
-
reklam veya pazarlama bedeli,
-
benzeri platform kesintilerinin
birlikte değerlendirilmesi gerekecek.
Bu durum özellikle muhasebe ve YMM uygulamasında yeni bir kontrol alanı yaratabilir.
YMM açısından platform mutabakatı neden önem kazanabilir?
Dijital platformlarda satış yapan bir otel veya konaklama işletmesi açısından platform tarafından oluşturulan satış raporu, banka hareketleri ve muhasebe kayıtlarının birbiriyle uyumlu olması önem taşıyor.
Örneğin bir işletmenin dijital platform üzerinden gerçekleştirdiği KDV hariç satış tutarının 1 milyon TL olduğunu varsayalım.
Platform tarafından 150 bin TL tutarında kesinti yapıldığında işletmenin banka hesabına 850 bin TL ulaşabilir.
Bu durumda YMM açısından yalnızca banka hesabına giren 850 bin TL'nin incelenmesi yeterli olmayabilir.
Kontrol edilmesi gereken temel veriler şunlardır:
Platform brüt satışları
Platform kesintileri
=
Platform tarafından ödenen net tutar
Bu tutarın daha sonra;
Muhasebe kayıtları + e-Defter + KDV beyannamesi + banka hareketleri
ile karşılaştırılması mümkündür.
Dijital platform satışları ile muhasebe kayıtları karşılaştırılabilir
Dijital platformların daha fazla düzenlemeye tabi olması, gelecekte platform verilerinin vergi incelemelerinde ve YMM çalışmalarında daha önemli bir veri kaynağı haline gelmesine neden olabilir.
Örneğin;
| Veri kaynağı | Tutar |
|---|---|
| Dijital platform satışları | 10.000.000 TL |
| Muhasebe kayıtlarındaki satışlar | 9.700.000 TL |
| KDV beyannamesi matrahı | 9.600.000 TL |
| Banka tahsilatları | 8.450.000 TL |
gibi bir tablo ortaya çıktığında, rakamlar arasındaki farklılıkların nedenlerinin açıklanması gerekir.
Buradaki amaç doğrudan vergi ziyaı bulunduğu sonucuna ulaşmak değil; farkların kaynağını ortaya çıkarmaktır.
Fark;
-
iptal edilen rezervasyon,
-
iade,
-
platform komisyonu,
-
ödeme zamanlaması,
-
farklı dönemlere ait satış,
-
muhasebe kaydı,
-
KDV uygulaması
gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir.
Bu nedenle dijital platform verisinin tek başına değil, diğer finansal verilerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
KDV açısından yeni bir çapraz kontrol alanı oluşabilir
YMM ve vergi inceleme uygulamasında platform satışlarının KDV beyannamesindeki matrahla karşılaştırılması önemli bir analitik kontrol olabilir.
Örneğin;
Platform satışları → E-Defter → 600 hesap → KDV beyannamesi → banka
zinciri oluşturulabilir.
Bu zincirin herhangi bir noktasında önemli bir fark ortaya çıkması halinde ilgili işlem ayrıntılı olarak incelenebilir.
Özellikle yüksek hacimli konaklama işletmelerinde bu tür kontrollerin manuel olarak yapılması oldukça zaman alabileceğinden, veri analitiği kullanan denetim yazılımları önem kazanabilir.
Yurt dışından alınan platform hizmetleri ayrıca incelenmeli
Yabancı platformların Türkiye'deki işletmelere sunduğu aracılık ve dijital hizmetler bakımından, platform tarafından düzenlenen belgelerin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle;
-
hizmetin nerede sunulduğu,
-
hizmet sağlayıcının yerleşim yeri,
-
düzenlenen belgenin niteliği,
-
KDV açısından sorumlu sıfatıyla beyan gerekip gerekmediği,
-
gider kaydının niteliği,
-
ödeme belgeleri,
-
ilgili sözleşmeler
birlikte değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla platform komisyonunun muhasebeleştirilmesi yalnızca "banka hesabından çıkan tutar" üzerinden yapılabilecek basit bir kayıt işleminden ibaret değildir.
Turizm payı açısından yeni bir bağlantı kuruluyor
Kanun teklifinde yabancı dijital konaklama platformlarının turizm payı yükümlüleri arasına alınması da öngörülüyor.
Ayrıca bu platformlardan alınacak turizm payının hesabında Dijital Hizmet Vergisi matrahının esas alınması teklif ediliyor.
Bu düzenleme, iki farklı vergisel veri alanı arasında doğrudan bağlantı kurulmasına neden olabilir:
Dijital Hizmet Vergisi matrahı
↓
Turizm payı
Bu nedenle gelecekte YMM çalışmalarında yalnızca tek bir beyannamenin doğruluğunun incelenmesi yerine, farklı yükümlülüklerin birbirleriyle karşılaştırılması daha önemli hale gelebilir.
YMM tasdik çalışmalarında platform verileri kullanılabilir mi?
Teklifin yasalaşması halinde özellikle dijital platformlardan önemli ölçüde satış yapan konaklama işletmelerinde YMM'nin çalışma kağıtlarına yeni bir kontrol alanı eklenmesi gündeme gelebilir.
Örneğin:
Dijital Platform Mutabakatı
-
Platform satış raporu
-
Muhasebe satışları
-
E-Defter satış hesapları
-
KDV beyannamesi
-
Banka tahsilatları
-
Platform komisyonları
-
İptal ve iadeler
-
Platform tarafından düzenlenen belgeler
birlikte incelenebilir.
Bu yaklaşım, klasik "Mizan-beyanname" kontrolünün ötesine geçerek üçüncü taraf dijital verilerle muhasebe kayıtlarının mutabakatını sağlayabilir.
Vergi incelemelerinde veri analitiğinin önemi artabilir
Dijital ekonominin büyümesiyle birlikte vergi incelemelerinde yalnızca mükellefin sunduğu muhasebe kayıtlarının değil, üçüncü taraflardan elde edilen verilerin de analitik amaçlarla kullanılması önem kazanıyor.
Dijital konaklama platformları açısından şu veri setlerinin birlikte değerlendirilmesi mümkündür:
Platform verisi
↓
Banka verisi
↓
e-Belge
↓
↓
↓
KDV beyannamesi
↓
Geçici Vergi
↓
Kurumlar Vergisi
Bu yapı, mükellefin beyan ettiği hasılatın farklı veri kaynakları üzerinden doğrulanmasına imkan sağlayabilir.
YMM ve muhasebe mesleği açısından yeni bir denetim yaklaşımı
Düzenlemenin yasalaşması halinde dijital platformlarla çalışan işletmeler açısından muhasebe süreçlerinde aşağıdaki kontrollerin önem kazanması beklenebilir:
-
Platform satışlarının muhasebe kayıtlarıyla mutabakatı
-
Platform satışlarının KDV beyannamesiyle karşılaştırılması
-
Platform satışlarının E-Defter kayıtlarıyla karşılaştırılması
-
Platform tahsilatlarının banka hesaplarıyla eşleştirilmesi
-
Platform komisyonlarının kontrol edilmesi
-
Yüzde 17 sınırının kontrol edilmesi
-
Platform hizmetlerine ilişkin belgelerin incelenmesi
-
İptal ve iadelerin kontrol edilmesi
-
Turizm payı hesaplamalarının kontrol edilmesi
-
Dijital Hizmet Vergisi matrahıyla ilgili mutabakatların yapılması
Bu kontroller özellikle yüksek işlem hacmine sahip işletmeler açısından manuel yöntemler yerine otomatik veri analizi ile gerçekleştirilebilir.
YMM.NET açısından yeni bir denetim alanı
Dijital platform düzenlemesi, vergi inceleme ve YMM denetim yazılımları açısından da yeni bir kullanım alanı ortaya çıkarabilir.
Örneğin bir Dijital Platform Vergi Kontrolü modülünde;
-
Booking,
-
Airbnb,
-
Expedia ve benzeri platformlardan alınan raporlar,
-
KDV beyannamesi,
-
kurumlar vergisi beyannamesi,
-
banka hareketleri
bir araya getirilerek çapraz kontroller yapılabilir.
Sistem;
Platform Satışı ≠ Muhasebe Satışı
veya
Platform Tahsilatı ≠ Banka Tahsilatı
gibi farklılıkları otomatik olarak tespit ederek inceleme konusu olabilecek işlemleri risk puanına dönüştürebilir.
Bu yaklaşım, klasik muhasebe kontrolünden veri tabanlı vergi denetimi modeline geçiş açısından önemli bir örnek oluşturabilir.
Sonuç
Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi, yalnızca yabancı platformlara izin belgesi getiren bir düzenleme olarak değerlendirilmemelidir.
Teklif; yabancı dijital platformların Türkiye'deki faaliyetlerinin vergisel ve idari açıdan daha görünür hale gelmesini, Türkiye'de temsil mekanizmasının oluşturulmasını, platform gelirlerinin belirli yükümlülüklere bağlanmasını ve turizm payı bakımından yeni bir sistem kurulmasını öngörmektedir.
YMM ve muhasebe mesleği açısından ise en dikkat çekici sonuç, dijital platform verilerinin muhasebe ve vergi kayıtlarıyla mutabakatının önem kazanabilecek olmasıdır.
Özellikle platform satışları, banka tahsilatları, E-Defter kayıtları, KDV beyannameleri ve diğer vergisel verilerin birlikte analiz edilmesi; gelecekte hem YMM tasdik çalışmalarında hem de vergi incelemelerinde önemli bir kontrol yöntemi haline gelebilir.
Ancak tekrar belirtmek gerekir ki, 10 Ağustos 2026 tarihinde TBMM'ye sunulan teklif henüz kanunlaşmış değildir. Bu nedenle burada belirtilen yükümlülükler mevcut haliyle kesinleşmiş hukuk kuralı olarak değil, kanun teklifinin öngördüğü düzenlemeler olarak değerlendirilmelidir.
Eser Sevinç
Yeminli Mali Müşavir