Kontrol Edilen Yabancı Kurum (KEYK) Kazançlarının Türkiye’de Vergilendirilmesi

Küreselleşme ile birlikte Türk şirketlerinin yurt dışında şirket kurması, yabancı şirketlere iştirak etmesi ve farklı ülkelerde yatırım yapması artık oldukça yaygın bir uygulama haline gelmiştir. Bununla birlikte, ülkeler arasındaki vergi oranı farklılıkları ve çeşitli vergi teşvikleri, işletmelerin yatırımlarını daha düşük vergili ülkelere yönlendirmesine neden olabilmektedir. Özellikle kârın yüksek vergi uygulanan ülkelerden düşük veya sıfır vergi uygulanan ülkelere aktarılması, uluslararası vergi planlamasının önemli konularından biridir. Vergi idareleri ise vergi matrahının yapay biçimde başka ülkelere kaydırılmasını önlemek amacıyla çeşitli vergi güvenlik müesseseleri geliştirmiştir. Türkiye'de bu amaçla kullanılan temel düzenlemelerden biri Kontrol Edilen Yabancı Kurum (KEYK) uygulamasıdır.

Uzman notu

Bu içerik vergi uygulamalarını anlaşılır kılmak amacıyla hazırlanmıştır. Somut olaylarda profesyonel değerlendirme alınması önerilir.

İçindekiler

    Küreselleşme ile birlikte Türk şirketlerinin yurt dışında şirket kurması, yabancı şirketlere iştirak etmesi ve farklı ülkelerde yatırım yapması artık oldukça yaygın bir uygulama haline gelmiştir. Bununla birlikte, ülkeler arasındaki vergi oranı farklılıkları ve çeşitli vergi teşvikleri, işletmelerin yatırımlarını daha düşük vergili ülkelere yönlendirmesine neden olabilmektedir.

    Özellikle kârın yüksek vergi uygulanan ülkelerden düşük veya sıfır vergi uygulanan ülkelere aktarılması, uluslararası vergi planlamasının önemli konularından biridir. Vergi idareleri ise vergi matrahının yapay biçimde başka ülkelere kaydırılmasını önlemek amacıyla çeşitli vergi güvenlik müesseseleri geliştirmiştir.

    Türkiye'de bu amaçla kullanılan temel düzenlemelerden biri Kontrol Edilen Yabancı Kurum (KEYK) uygulamasıdır.

    KEYK düzenlemesinin temel özelliği, belirli şartları taşıyan yurt dışı iştiraklerin kazançlarının, bu kazanç fiilen Türkiye'ye dağıtılmamış olsa bile Türkiye'deki ortak bakımından vergilendirilebilmesine imkân vermesidir. Dolayısıyla sistem, yalnızca fiilen elde edilen kâr payına değil, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde yabancı iştirakin elde ettiği kazanca odaklanmaktadır.

    Kontrol Edilen Yabancı Kurum Nedir?

    Kontrol Edilen Yabancı Kurum, kısaca KEYK, Türkiye'de tam mükellef gerçek kişi veya kurumların doğrudan ya da dolaylı olarak belirli bir kontrol seviyesine sahip olduğu yurt dışındaki iştirakleri ifade etmektedir.

    5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 7'nci maddesinde düzenlenen sistemde, tam mükellef gerçek kişi ve kurumların;

    • sermaye,
    • kâr payı veya
    • oy kullanma hakkı

    bakımından yurt dışındaki bir kurum üzerinde en az %50 oranında doğrudan veya dolaylı kontrol sahibi olması temel kontrol kriterlerinden biridir.

    Burada dikkat edilmesi gereken önemli husus, kontrolün yalnızca doğrudan ortaklık üzerinden değerlendirilmemesidir.

    Örneğin Türkiye'de mukim A Holding'in Almanya'daki B GmbH'de %30, A Holding'in iştiraki olan C Ltd.'nin ise aynı şirkette %25 pay sahibi olduğunu varsayalım.

    Bu durumda doğrudan ve dolaylı iştirak ilişkilerinin birlikte değerlendirilmesi gerekebileceğinden, yalnızca A Holding'in doğrudan %30 payına bakılarak KEYK uygulamasının dışında kalındığı sonucuna ulaşılmamalıdır.

    Bu yaklaşımın amacı, ortaklık yapısının farklı şirket veya kişiler arasında bölünmesi suretiyle KEYK düzenlemesinin etkisiz hale getirilmesini önlemektir.

    KEYK Uygulamasında Kontrol Oranı Nasıl Belirlenir?

    Yurt dışındaki bir şirketin KEYK kapsamında değerlendirilmesinde kontrol oranı açısından önemli olan noktalardan biri, ilgili hesap dönemi içerisinde sahip olunan en yüksek kontrol oranının dikkate alınmasıdır.

    Dolayısıyla hesap dönemi boyunca ortaklık yapısında meydana gelen değişiklikler ayrıca incelenmelidir.

    Örneğin;

    • yıl başında iştirak oranı %45,
    • yıl içerisinde %55,
    • yıl sonunda %40

    olan bir yabancı şirket bakımından yalnızca yıl sonundaki %40 oranına bakılması doğru olmayacaktır.

    Hesap dönemi içinde %55 kontrol oranına ulaşılmış olması, KEYK açısından ayrıca değerlendirilmelidir.

    Bunun yanında iştirak payının hesap döneminin kapanmasından önce gerçek ve muvazaasız biçimde tamamen elden çıkarılması durumunda da KEYK hükümlerinin uygulanmasına ilişkin özel değerlendirme yapılması gerekir.

    KEYK Kazancının Türkiye'de Vergilendirilebilmesi İçin Aranan Şartlar

    Bir yabancı şirket üzerinde %50 veya daha fazla kontrol bulunması, tek başına Türkiye'de KEYK kazancı üzerinden vergi hesaplanması için yeterli değildir.

    KEYK hükümlerinin uygulanabilmesi için kanunda öngörülen diğer şartların da birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar temel olarak;

    1. Yabancı iştirakin gelir yapısı,
    2. Yabancı iştirakin bulunduğu ülkedeki vergi yükü,
    3. Yabancı iştirakin gayrisafi hasılatı

    üzerinden değerlendirilir.

    Bu nedenle KEYK incelemesinde yalnızca ortaklık şemasının çıkarılması yeterli değildir. Yabancı şirketin gelirlerinin niteliği, ödediği vergiler ve yıllık hasılatı da ayrı ayrı analiz edilmelidir.

    1. Pasif Nitelikli Gelirlerin Gayrisafi Hasılat İçindeki Payı

    KEYK uygulamasındaki önemli kriterlerden biri, yabancı iştirakin ilgili hesap dönemindeki toplam gayrisafi hasılatının en az %25'inin pasif nitelikli gelirlerden oluşmasıdır.

    Pasif nitelikli gelirler arasında özellikle;

    • faiz gelirleri,
    • kâr payları,
    • kira gelirleri,
    • lisans ve benzeri haklardan elde edilen gelirler,
    • menkul kıymet satışlarından doğan gelirler

    gibi gelirler değerlendirilmektedir.

    Bunun yanında, görünüş itibarıyla ticari faaliyet kapsamında elde edilen bazı gelirler de şirketin faaliyetiyle orantılı olmayan sermaye, organizasyon veya personel kullanımı nedeniyle pasif gelir kapsamında değerlendirilebilmektedir.

    Örnek

    Türkiye'de mukim X A.Ş.'nin yurt dışında %60 oranında iştirak ettiği Y Ltd.'nin bir hesap döneminde toplam 8 milyon TL karşılığı gayrisafi hasılat elde ettiğini varsayalım.

    Bu gelirin;

    • 3 milyon TL'si faiz,
    • 500 bin TL'si kira,
    • 4,5 milyon TL'si aktif ticari faaliyet

    kaynaklı olsun.

    Pasif nitelikli gelir toplamı 3,5 milyon TL'dir.

    Bu durumda pasif gelirlerin toplam gayrisafi hasılata oranı:

    3,5 / 8 = %43,75

    olacaktır.

    Dolayısıyla diğer KEYK şartlarının da sağlanması halinde pasif gelir kriteri bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.

    İştiraklerden Elde Edilen Kâr Payları

    Yabancı iştirakin başka bir şirkete iştirak etmesi ve bu iştirakinden kâr payı elde etmesi halinde, söz konusu gelirin pasif nitelikli gelir niteliği önem taşımaktadır.

    Yurt dışındaki alt şirketin aktif bir ticari faaliyet yürütmesi, üst şirkete aktarılan kâr payının pasif gelir niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle KEYK analizinde yalnızca alt şirketin faaliyet konusuna bakılması yeterli değildir.

    2. Yabancı İştirakin Vergi Yükü

    KEYK uygulamasındaki ikinci temel kriter, yabancı iştirakin bulunduğu ülkede maruz kaldığı vergi yüküdür.

    İlgili yabancı şirketin kazancının %10'dan daha düşük oranda gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması halinde bu şart açısından KEYK değerlendirmesi gündeme gelir. Vergi yükünün belirlenmesinde Kurumlar Vergisi Kanunu'nun ilgili hükümlerindeki yaklaşım dikkate alınmaktadır.

    Burada yalnızca yabancı ülkenin kanuni kurumlar vergisi oranına bakılması yeterli olmayabilir.

    Örneğin bir ülkede nominal kurumlar vergisi oranı %15 olmakla birlikte çeşitli istisna, indirim veya teşvikler nedeniyle fiilen ödenen verginin kazanca oranı %7'ye düşüyorsa, KEYK açısından vergi yükünün ayrıca hesaplanması gerekir.

    Bu nedenle KEYK incelemesinde yabancı şirketin;

    • ticari bilançosu,
    • vergi matrahı,
    • ödenen vergi,
    • istisna ve indirimleri,
    • ilgili ülkenin vergi mevzuatı

    birlikte incelenmelidir.

    3. Gayrisafi Hasılat Şartı

    KEYK uygulamasında ayrıca yabancı iştirakin ilgili hesap dönemindeki gayrisafi hasılatının kanunda öngörülen tutarı aşması gerekmektedir.

    Gönderdiğiniz kaynakta bu tutar 100.000 TL karşılığı yabancı para olarak belirtilmektedir. Tutarın TL karşılığının belirlenmesinde yabancı iştirakin hesap döneminin son gününde geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kurunun esas alınacağı ifade edilmektedir.

    Bu nedenle uygulamada yabancı iştirakin yalnızca Türkiye'deki ortaklık oranının değil, aynı zamanda ilgili hesap dönemindeki gayrisafi hasılatının da kontrol edilmesi gerekir.

    Uygulama notu: KEYK uygulamasındaki parasal tutarlar ve diğer mevzuat parametreleri dönemsel olarak değişebileceğinden, beyanname ve raporlama çalışması yapılırken ilgili hesap dönemine ait güncel mevzuat ayrıca kontrol edilmelidir.

    KEYK Kazancı Türkiye'de Nasıl Vergilendirilir?

    KEYK şartlarının tamamının gerçekleşmesi halinde yabancı iştirakin kazancı, kârın fiilen Türkiye'ye dağıtılması beklenmeden Türkiye'deki tam mükellef kurumun vergi matrahına dahil edilebilir.

    Türkiye'de vergilendirilecek tutarın belirlenmesinde temel olarak yabancı iştirakin ilgili hesap dönemine ait vergi öncesi kurum kazancı esas alınır. Kazancın tespitinde giderler ve varsa geçmiş yıl zararları gibi unsurların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

    Basit bir örnek

    Türkiye'de tam mükellef A A.Ş.'nin yurt dışında %70 oranında iştiraki bulunduğunu varsayalım.

    Yabancı iştirakin ilgili dönemdeki vergi öncesi kazancı:

    10.000.000 TL

    olsun.

    KEYK şartlarının tamamının gerçekleştiğini ve Türkiye'deki iştirak oranının %70 olduğunu kabul edelim.

    Bu durumda Türkiye'deki kurum açısından dikkate alınacak KEYK kazancı, esas olarak iştirak oranına isabet eden tutar üzerinden değerlendirilecektir:

    10.000.000 TL × %70 = 7.000.000 TL

    Bu tutarın Türkiye'deki kurumlar vergisi matrahına dahil edilmesi gündeme gelecektir.

    Ancak gerçek uygulamada geçmiş yıl zararları, yabancı ülkede ödenen vergiler, iştirak yapısı ve diğer vergisel unsurlar ayrıca dikkate alınmalıdır.

    KEYK Kazancı Hangi Dönemde Beyan Edilir?

    KEYK uygulamasının en önemli özelliklerinden biri, vergilemenin fiili kâr dağıtımından önce gerçekleşebilmesidir.

    Yabancı iştirakin hesap döneminin kapandığı ayı içeren hesap dönemi itibarıyla, Türkiye'deki tam mükellef kurumun kurumlar vergisi matrahına ilgili KEYK kazancının dahil edilmesi söz konusu olur. Aynı yaklaşım geçici vergi dönemleri bakımından da önem taşır.

    Bu nedenle KEYK kontrolünün yalnızca yıllık kurumlar vergisi beyannamesi hazırlanırken yapılması yeterli değildir.

    Özellikle geçici vergi dönemlerinde;

    • yabancı iştirak listesi,
    • iştirak oranları,
    • yabancı şirketin hesap dönemi,
    • kazanç tutarı,
    • vergi yükü,
    • pasif gelir oranı

    gibi bilgilerin takip edilmesi gerekir.

    Yabancı İştirakin Hesap Dönemi Takvim Yılı Değilse

    Uluslararası şirket gruplarında yabancı şirketlerin hesap dönemleri Türkiye'den farklı olabilir.

    Örneğin yabancı iştirak 1 Nisan–31 Mart dönemini kullanıyor olabilir.

    Hesap döneminin on iki aydan uzun olması gibi özel durumlarda KEYK kazancının hangi dönemde Türkiye'de vergilendirileceğinin ayrıca belirlenmesi gerekir. Kaynakta, on iki ayı aşan hesap dönemlerinde kazancın elde edilme tarihinin belirlenmesi bakımından takvim yılının esas alınmasına ilişkin açıklama yer almaktadır.

    Bu nedenle yabancı iştiraklerin hesap dönemi, KEYK çalışma kağıdında mutlaka ayrı bir kontrol alanı olarak izlenmelidir.

    KEYK'te Zararların Durumu

    KEYK uygulamasında yabancı iştirakin zararlarının Türkiye'deki iştirakçi kurumun kazancından doğrudan indirilmesi mümkün değildir.

    Başka bir ifadeyle yabancı iştirak zarar etmişse, bu zararın Türkiye'deki şirketin vergi matrahını azaltacak şekilde kullanılması söz konusu olmaz.

    Bununla birlikte yabancı şirketin geçmiş yıl zararlarının dağıtılabilir kâr üzerinde etkisi bulunabileceğinden, KEYK kazancının tespitinde geçmiş yıl zararlarının durumu ayrıca incelenmelidir.

    Dolaylı İştiraklerde KEYK Uygulaması

    KEYK düzenlemesinin önemli noktalarından biri de dolaylı iştiraklerdir.

    Bir Türk şirketinin yabancı şirkete doğrudan ortak olmaması, KEYK hükümlerinin uygulanmayacağı anlamına gelmez.

    Örneğin;

    Türkiye A.Ş. → Hollanda B.V. → Malta C Ltd.

    şeklinde bir iştirak zinciri bulunduğunu varsayalım.

    Türkiye'deki şirketin C Ltd. üzerindeki kontrolünün dolaylı olarak gerçekleşmesi halinde, kontrol oranının ve diğer KEYK şartlarının zincirin tamamı dikkate alınarak analiz edilmesi gerekir.

    Dolaylı iştirak yapılarında her şirketin;

    • ortaklık oranı,
    • kontrol oranı,
    • faaliyet konusu,
    • kazancı,
    • ödediği vergiler

    ayrı ayrı incelenmelidir.

    Kaynakta da doğrudan ve dolaylı iştiraklerden kaynaklanan KEYK kazançlarının Türkiye'de vergilendirilmesine ilişkin özel açıklamalar bulunmaktadır.

    Yurt Dışında Ödenen Vergiler Türkiye'de Mahsup Edilebilir mi?

    KEYK uygulamasında ortaya çıkan önemli konulardan biri de yabancı ülkede ödenen vergilerin Türkiye'de mahsup edilmesidir.

    Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33'üncü maddesi çerçevesinde, KEYK'nin bulunduğu ülkede ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergilerin, Türkiye'de bu kazanç üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilmesi mümkün olabilmektedir.

    Ancak yabancı iştirakin bulunduğu ülke dışındaki üçüncü ülkelerde ödenen vergiler bakımından aynı sonuca doğrudan ulaşılması mümkün değildir.

    Bu nedenle KEYK çalışma kağıdında vergilerin;

    1. hangi ülkede doğduğu,
    2. hangi kurum tarafından ödendiği,
    3. hangi kazanç üzerinden hesaplandığı,
    4. hangi döneme ait olduğu

    ayrıca gösterilmelidir.

    KEYK Kazancı Sonradan Türkiye'ye Kâr Payı Olarak Dağıtılırsa Ne Olur?

    KEYK uygulamasında aynı kazancın iki defa vergilendirilmemesi önemli bir prensiptir.

    Bir yabancı iştirakin kazancı daha önce KEYK hükümleri kapsamında Türkiye'deki ortak tarafından vergilendirilmişse ve bu kazanç ilerleyen yıllarda kâr payı olarak Türkiye'ye aktarılırsa, daha önce Türkiye'de vergilendirilmiş olan kısmın yeniden vergilendirilmemesi gerekir.

    Ancak dağıtılan kâr payının daha önce Türkiye'de KEYK kapsamında vergilendirilen kazarı aşması halinde, aşan bölüm açısından ayrıca vergileme gündeme gelebilir.

    Bu nedenle KEYK uygulamasında "daha önce vergilendirilmiş kazanç" ile "sonradan dağıtılan kâr payı" arasında izlenebilir bir bağlantı kurulması önemlidir.

    Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları KEYK Uygulamasını Engeller mi?

    Türkiye'nin birçok ülke ile yürürlükte bulunan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları bulunmaktadır.

    KEYK hükümlerinin uygulanması bakımından anlaşmaların etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

    Kaynakta, yürürlükteki çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının Türkiye'nin kendi mukimlerini Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 7'nci maddesinde yer alan KEYK hükümlerine göre vergilendirme hakkını genel olarak sınırlandırmadığı belirtilmektedir.

    Bununla birlikte yabancı iştirak tarafından daha sonra yapılan kâr dağıtımlarında;

    • temettü hükümleri,
    • çifte vergilendirmenin önlenmesine ilişkin hükümler,
    • yabancı ülkede ödenen vergilerin mahsubu

    birlikte değerlendirilmelidir.

    Dolayısıyla KEYK incelemesinde yalnızca Kurumlar Vergisi Kanunu'na bakılması yerine, ilgili ülke ile Türkiye arasında yürürlükte bulunan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın da incelenmesi gerekir.

    KEYK İncelemesinde YMM ve Vergi Uzmanları Nelere Dikkat Etmeli?

    Kontrol Edilen Yabancı Kurum uygulaması, yalnızca bir oran kontrolünden ibaret değildir.

    Sağlıklı bir KEYK incelemesinde aşağıdaki kontrol başlıklarının sistematik biçimde ele alınması yararlı olacaktır:

    1. Ortaklık ve kontrol analizi

    • Yabancı iştiraklerin tamamı listelenmeli.
    • Doğrudan iştirak oranları belirlenmeli.
    • Dolaylı iştirak oranları hesaplanmalı.
    • Sermaye, kâr payı ve oy hakkı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
    • Hesap dönemi içinde gerçekleşen pay değişiklikleri incelenmelidir.

    2. Gelir analizi

    • Yabancı iştirakin toplam gayrisafi hasılatı belirlenmeli.
    • Faiz gelirleri ayrıştırılmalı.
    • Kâr payları belirlenmeli.
    • Kira gelirleri tespit edilmeli.
    • Lisans ve benzeri gelirler incelenmeli.
    • Menkul kıymet gelirleri analiz edilmelidir.
    • Aktif ticari faaliyet ile pasif gelir ayrımı yapılmalıdır.

    3. Vergi yükü analizi

    • Yabancı ülkede ödenen vergiler belirlenmeli.
    • Vergi matrahı ile ticari kâr arasındaki farklar incelenmeli.
    • Vergi teşvikleri dikkate alınmalı.
    • İstisna ve indirimlerin vergi yüküne etkisi hesaplanmalıdır.

    4. Hasılat testi

    • İlgili yıl gayrisafi hasılatı tespit edilmeli.
    • Yabancı para tutarı TL'ye çevrilmeli.
    • Kullanılan kur belgelendirilmeli.
    • İlgili hesap döneminin son günü esas alınmalıdır.

    5. Kazanç hesaplaması

    • Vergi öncesi kazanç belirlenmeli.
    • Geçmiş yıl zararları incelenmeli.
    • İştirak oranı uygulanmalı.
    • Türkiye'de vergilendirilecek KEYK kazancı hesaplanmalıdır.

    6. Vergi mahsup kontrolü

    • Yabancı ülkede ödenen vergiler belirlenmeli.
    • Verginin hangi ülkede ödendiği tespit edilmeli.
    • Mahsup edilebilecek vergiler ayrıştırılmalıdır.

    7. Sonraki dönem kontrolü

    • KEYK kapsamında daha önce vergilendirilmiş kazançlar takip edilmelidir.
    • Sonraki yıllarda dağıtılan kâr paylarıyla karşılaştırma yapılmalıdır.
    • Daha önce vergilendirilmiş tutarın tekrar vergilendirilmesi önlenmelidir.

    KEYK İçin Örnek Çalışma Kağıdı Yaklaşımı

    Özellikle çok uluslu şirket gruplarında KEYK analizinin Excel veya yazılım ortamında sistematik hale getirilmesi önemli bir avantaj sağlayabilir.

    Örneğin aşağıdaki alanlardan oluşan bir KEYK kontrol tablosu oluşturulabilir:

    Kontrol Açıklama
    Yabancı şirket İştirakin unvanı
    Ülke Mukim olunan ülke
    Doğrudan iştirak Doğrudan ortaklık oranı
    Dolaylı iştirak Dolaylı ortaklık oranı
    En yüksek kontrol oranı Dönem içerisindeki en yüksek oran
    Gayrisafi hasılat İlgili dönem hasılatı
    Pasif gelir Pasif nitelikli gelir
    Pasif gelir oranı Pasif gelir / toplam hasılat
    Vergi öncesi kazanç KEYK kazanç tabanı
    Yabancı vergi Ödenen vergi
    Vergi yükü Vergi / ilgili kazanç
    KEYK sonucu Evet/Hayır
    Türkiye'de vergilendirilecek tutar İştirak oranına göre hesaplanan kazanç

    Bu yapı, özellikle çok sayıda yabancı iştiraki bulunan şirketlerde manuel kontrol riskini önemli ölçüde azaltabilir.

    Sonuç

    Kontrol Edilen Yabancı Kurum düzenlemesi, uluslararası vergi planlamasının vergisel sonuçlarının Türkiye açısından değerlendirilmesinde önemli bir vergi güvenlik mekanizmasıdır.

    KEYK sisteminin temel mantığı, belirli koşulları taşıyan düşük vergili veya pasif gelir ağırlıklı yabancı iştiraklerin kazançlarının yalnızca kâr Türkiye'ye transfer edildiğinde vergilendirilmesini beklememektir.

    Bu nedenle Türkiye'deki mükellef açısından;

    ortaklık oranı + gelir yapısı + vergi yükü + gayrisafi hasılat + kazanç + yabancı ülkede ödenen vergiler + sonraki kâr dağıtımları

    bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

    Özellikle holding yapılarında, çok uluslu şirketlerde ve yurt dışında iştirakleri bulunan Türk şirketlerinde KEYK kontrolünün kurumlar vergisi incelemesinin ayrılmaz bir parçası haline gelmesi mümkündür.

    Vergi uygulaması açısından en önemli noktalardan biri ise, KEYK analizinin yalnızca yıl sonundaki ortaklık oranına bakılarak yapılmamasıdır. İştirakin hesap dönemi boyunca geçirdiği ortaklık değişiklikleri, gelirlerinin niteliği, yabancı ülkedeki efektif vergi yükü ve daha önce Türkiye'de vergilendirilmiş kazançların sonraki dönemlerde dağıtılıp dağıtılmadığı birlikte izlenmelidir.

    Bu açıdan bakıldığında KEYK uygulaması, yalnızca bir "%50 iştirak kontrolü" meselesi değil; şirketin ortaklık yapısından finansal tablolarına, yabancı ülke vergi kayıtlarından kâr dağıtımlarına kadar uzanan kapsamlı bir uluslararası vergi analizidir.

    Eser Sevinç Yeminli Mali Müşavir