Sürdürülebilirlik raporlaması, işletmelerin yalnızca çevresel etkilerini açıklamalarından ibaret değildir. Bu raporlar; sürdürülebilirlikle bağlantılı risklerin, fırsatların ve bunların işletmenin finansal durumu, performansı ve gelecekteki nakit akışları üzerindeki muhtemel etkilerinin değerlendirilmesini amaçlar. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) da bu bilgilerin belirli bir çerçevede hazırlanmasını ve finansal bilgi kullanıcılarına sunulmasını sağlar.
Bununla birlikte, yeni raporlama yükümlülüklerinin işletmeler tarafından uygulanabilir hâle getirilmesi zaman ve hazırlık gerektirir. Veri toplama süreçlerinin kurulması, iklimle ilgili risklerin değerlendirilmesi, sürdürülebilirlik bilgilerinin finansal raporlama süreçleriyle ilişkilendirilmesi ve geçmiş dönem verilerinin oluşturulması bu hazırlıkların başlıca unsurlarıdır.
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun (KGK) 19 Ekim 2026 tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/46753] sayılı kararı, bu geçiş sürecinde uygulanacak bazı kolaylıkları yeniden düzenlemiştir. 22 Ekim 2026 tarihli ve 33408 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararla, 2026 raporlama dönemine ilişkin sürdürülebilirlik raporlarının hazırlanması ve yayımlanması bakımından belirli muafiyetlerin devamı sağlanmıştır.
Kararın temel özelliği, bütün muafiyetleri tüm işletmeler için aynı biçimde genişletmemesidir. Raporun yayımlanma zamanına ilişkin kolaylık genel olarak uygulanırken, açıklamaların yalnızca iklim konularıyla sınırlandırılması ve iklim dışındaki karşılaştırmalı bilgilerin sunulmaması belirli şartlara bağlanmıştır.
1. KGK'nın 19 Ekim 2026 tarihli kararı ne getiriyor?
Kurul kararı, TSRS 1'in geçiş hükümleri arasında yer alan E4 ve E5 paragraflarına dayanmaktadır. Kararla üç temel konuda uygulama kolaylığı sağlanmıştır.
İlk olarak, işletmelerin 2026 raporlama dönemine ait sürdürülebilirlik raporlarını ilgili finansal raporlarından daha sonra yayımlayabilmesine izin verilmiştir. Bu imkân, kararda belirtilen kapsam çerçevesinde tüm işletmeler için geçerlidir.
İkinci olarak, sürdürülebilirlik açıklamalarını TSRS 2 kapsamındaki iklimle ilgili açıklamalarla sınırlı tutma imkânı, önceki raporlama dönemlerinde TSRS 1'in E5 paragrafındaki muafiyetten yararlanmış işletmeler için 2026 döneminde de devam ettirilmiştir.
Üçüncü olarak, 2026 raporlama döneminde bu iklimle sınırlı açıklama muafiyetini kullanmayı sürdüren işletmelerin, iklim dışındaki sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarına ilişkin karşılaştırmalı bilgileri açıklamama imkânı 2027 raporlama dönemine de uzatılmıştır.
Dolayısıyla karar, bir yandan raporlama sürecinin yürütülmesine esneklik kazandırırken diğer yandan muafiyetlerin hangi işletmeler tarafından kullanılabileceğine ilişkin sınırları korumaktadır.
2. Sürdürülebilirlik raporları finansal raporlardan sonra yayımlanabilecek
TSRS 1'in E4 paragrafında düzenlenen geçiş kolaylığı, 2026 raporlama dönemi için de geçerli kılınmıştır. Buna göre işletmeler, söz konusu döneme ilişkin sürdürülebilirlik raporlarını ilgili finansal raporlarından daha sonraki bir tarihte yayımlayabilecektir.
Bu düzenleme özellikle sürdürülebilirlik bilgilerinin toplanması ve doğrulanması ile finansal raporlama takviminin uyumlaştırılması açısından önem taşımaktadır.
Finansal tabloların hazırlanması sırasında kullanılan muhasebe verileri, sürdürülebilirlik raporlamasının bazı girdilerini oluştursa da iki raporlama süreci tamamen aynı nitelikte değildir. İşletmelerin iklim risklerini belirlemesi, bu risklerin faaliyetler ve değer zinciri üzerindeki etkilerini değerlendirmesi ve gerekli açıklamaları oluşturması ayrıca çalışma gerektirebilir.
Raporun daha sonra yayımlanabilmesi, işletmeye bu çalışmalar için ilave zaman sağlayabilir. Bununla birlikte, bu kolaylık sürdürülebilirlik raporunun hazırlanması yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ayrıca raporlama takvimi bakımından geçerli olabilecek diğer mevzuat hükümleri ve ilgili düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir.
3. TSRS 1'in yalnızca iklim açıklamaları için uygulanması
Kararın ikinci önemli düzenlemesi, TSRS 1'in E5 paragrafındaki geçiş muafiyetinin 2026 döneminde de kullanılabilmesidir. Ancak bu imkân bütün işletmelere açık değildir.
Muafiyetten, önceki raporlama dönemlerinde aynı hükümden yararlanmış işletmeler faydalanabilecektir. Bu şart, düzenlemenin yeni başvuran bütün işletmelere otomatik olarak tanınan genel bir kolaylık olmadığını göstermektedir.
E5 muafiyetini kullanabilen işletmeler, TSRS 1 hükümlerini 2026 dönemine ilişkin sürdürülebilirlik raporlarında TSRS 2 kapsamındaki iklimle ilgili açıklamalarla sınırlı olarak uygulayabilir.
Burada TSRS 1 ile TSRS 2 arasındaki işlev ayrımını dikkate almak gerekir. TSRS 1, sürdürülebilirlikle ilgili finansal bilgilerin açıklanmasına yönelik genel hükümleri belirlerken TSRS 2 iklimle ilgili açıklamalara odaklanmaktadır. Geçiş muafiyeti, belirli işletmelere raporlamanın ilk aşamalarında iklim konularına öncelik verme imkânı sunmaktadır.
Ancak bu imkân, iklim risklerinin işletme açısından önemli olmadığı veya diğer sürdürülebilirlik konularının kalıcı olarak raporlama dışında bırakılabileceği anlamına gelmez. Muafiyetin uygulanabilirliği, önceki dönemlerdeki kullanım durumu ve kararın kapsamı dikkate alınarak belirlenmelidir.
4. İklim dışındaki karşılaştırmalı bilgiler için 2027 döneminde de muafiyet var
Kurul kararının üçüncü düzenlemesi, önceki iki başlığın devamı niteliğindedir.
2026 raporlama döneminde TSRS 1'in E5 paragrafındaki muafiyeti kullanmayı sürdüren işletmeler bakımından, iklim dışındaki sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarına ilişkin karşılaştırmalı bilgileri açıklamama kolaylığı 2027 raporlama dönemine ait sürdürülebilirlik raporları için de geçerli olacaktır.
Karşılaştırmalı bilgiler, rapor kullanıcılarının bir işletmenin sürdürülebilirlikle ilgili risk ve fırsatlarında zaman içinde meydana gelen değişiklikleri değerlendirmesine yardımcı olur. Önceki dönemlerle karşılaştırma yapılabilmesi, açıklanan bilgilerin sürekliliğini ve analiz edilebilirliğini destekler.
Bununla birlikte, karşılaştırılabilir verilerin oluşturulması, özellikle raporlama sistemlerinin yeni kurulduğu işletmelerde güçlük yaratabilir. Geçmiş dönemlere ilişkin verilerin aynı yöntemlerle toplanmamış olması veya veri altyapısının henüz yeterince gelişmemiş bulunması, karşılaştırmalı açıklamaların hazırlanmasını zorlaştırabilir.
Getirilen kolaylık, bu sorunun belirli bir işletme grubu için yönetilmesine yardımcı olmaktadır. Ancak kapsamı yalnızca kararda belirtilen şartları karşılayan işletmelerle sınırlıdır. Bu nedenle muafiyet, 2027 döneminde bütün TSRS uygulayıcılarının iklim dışındaki karşılaştırmalı bilgileri açıklamayabileceği şeklinde yorumlanmamalıdır.
5. Muafiyetlerden yararlanma şartları nasıl değerlendirilmelidir?
Uygulamada en önemli konu, işletmenin hangi kolaylıktan yararlanabileceğini doğru belirlemesidir. Üç düzenleme aynı kapsamda değildir.
Raporun finansal raporlardan sonra yayımlanabilmesi bakımından karar, 2026 raporlama dönemi için tüm işletmeleri kapsayan bir kolaylık getirmektedir. Buna karşılık TSRS 1'in yalnızca TSRS 2 kapsamındaki iklim açıklamalarıyla sınırlı uygulanması için işletmenin önceki raporlama dönemlerinde E5 muafiyetinden yararlanmış olması gerekir.
2027 döneminde iklim dışındaki karşılaştırmalı bilgilerin açıklanmaması bakımından da işletmenin 2026 döneminde E5 muafiyetini kullanmaya devam etmesi şartı önem taşımaktadır.
Bu nedenle işletmelerin aşağıdaki konuları belgeleyerek değerlendirmesi uygun olacaktır:
-
Önceki raporlama dönemlerinde TSRS 1'in E5 muafiyetinden yararlanılıp yararlanılmadığı.
-
2026 raporlama döneminde açıklamaların hangi kapsamda hazırlanacağı.
-
Sürdürülebilirlik raporunun yayımlanma takviminin finansal raporlama takvimiyle ilişkisi.
-
2027 raporlama dönemi için hangi karşılaştırmalı bilgilerin sunulması gerekeceği.
-
Muafiyet kapsamında olmayan açıklamalar ve diğer raporlama yükümlülükleri.
Bu değerlendirme, yalnızca raporlama ekibinin değil, işletmenin yönetiminin ve gerektiğinde bağımsız denetim sürecinde görev alan uzmanların da dikkate alması gereken bir konudur.
6. Bağımsız denetim ve raporlama süreçlerine etkisi
TSRS muafiyetleri, sürdürülebilirlik raporunun kapsamı ve zamanlaması üzerinde etkili olmakla birlikte, işletmenin raporlama süreçlerini sistematik biçimde yürütme ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
İşletmelerin hangi verileri hangi kaynaklardan elde ettiği, iklimle ilgili riskleri nasıl belirlediği, açıklamalarında kullandığı varsayımların dayanakları ve raporlama dönemleri arasında tutarlılığın nasıl sağlandığı önemini korur.
Bu nedenle raporlama ekiplerinin muafiyet kararını yalnızca bir süre uzatımı olarak görmemesi gerekir. Sağlanan zamanın, veri toplama yöntemlerinin geliştirilmesi, sorumlulukların belirlenmesi, iç kontrol süreçlerinin kurulması ve sonraki dönemlerde gerekli olacak karşılaştırmalı bilgilerin hazırlanması için kullanılması daha sağlıklı olacaktır.
Bağımsız Denetim veya güvence çalışmalarında ise uygulanacak kapsam, ilgili mevzuat ve standartlar çerçevesinde ayrıca belirlenmelidir. Bir açıklamanın geçiş muafiyeti kapsamında olması, raporlamanın diğer hükümlerinin veya uygulanabilir güvence yükümlülüklerinin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Sonuç
KGK'nın 19 Ekim 2026 tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/46753] sayılı kararı, TSRS kapsamındaki sürdürülebilirlik raporlamasının geçiş sürecine ilişkin üç önemli kolaylık sağlamaktadır. 2026 dönemi raporlarının finansal raporlardan sonra yayımlanabilmesi bütün işletmeler için mümkün kılınırken, açıklamaların iklim konularıyla sınırlandırılması önceki dönemlerde E5 muafiyetinden yararlanmış işletmelerle sınırlandırılmıştır. İklim dışındaki karşılaştırmalı bilgileri açıklamama kolaylığı da bu muafiyeti 2026 döneminde kullanmayı sürdüren işletmeler için 2027 dönemine uzatılmıştır.
İşletmeler açısından temel mesele, muafiyetleri genel bir yükümlülük kaldırılması olarak değerlendirmemektir. Her kolaylığın kapsamı, süresi ve yararlanma şartı ayrı ayrı incelenmeli; raporlama kararları bu çerçevede belgelendirilmelidir.